Anasayfa Gündemdeyiz Husiler Babülmendep Boğazı’nın kontrolünü ele geçirdi

Husiler Babülmendep Boğazı’nın kontrolünü ele geçirdi

Kızıldeniz'de Babülmendep Boğazı'nın Mayyun Adası çevresinde deniz trafiği

Yemen’de İran destekli Husiler, Kızıldeniz’in en stratejik geçiş noktalarından biri olan Babülmendep Boğazı’nın ortasındaki Mayyun Adası’nı (diğer adıyla Perim) ele geçirdi. Cuma günü ada çevresinde konuşlanan silahlı Husi savaşçıları, hükümet güçlerinin adadan çekilmesinin ardından kontrolü tamamen devraldı.

Yerel hükümet yetkilileri ve görgü tanıklarına göre cuma boyunca süren hareketlilikte Husiler ayrıca Dubab kasabası, Murad sahil köyü ve stratejik liman kenti el Muha’nın denetimini de ele aldı. Böylece yaklaşık 18 saat süren saldırıların ardından Yemen’in Kızıldeniz kıyılarının tamamının Husi kontrolüne geçtiği öne sürülüyor.

Husilerin Babülmendep hamleleri 18 saatte nasıl ilerledi?

Perşembe günü başlayan geniş çaplı saldırılar, önce stratejik liman kenti el Muha’nın hükümet güçlerinden koparılmasıyla hız kazandı. Askeri kaynaklar, Kızıldeniz’in güneyindeki Zukar Adası’nın da roket ve kara saldırılarıyla düşürüldüğünü, ardından cuma sabahı Mayyun Adası’na yönelik deniz harekâtının başladığını bildirdi.

Adı açıklanmayan bir hükümet yetkilisi, “Silahlı Husi savaşçılarını taşıyan tekneler, hükümet güçlerinin dün adadan çekilmesinin ardından Mayyun Adası’na ulaştı. Husiler Babülmendep bölgesinin ve boğazın ortasında bulunan Mayyun Adası’nın kontrolünü tamamen ele geçirdi” dedi. Bir görgü tanığı ise silahlı kişilerin Babülmendep kıyısı boyunca askeri araçlarla devriye gezdiğini aktardı.

Mayyun Adası neden boğazın kilit noktası?

Volkanik kayalık bir ada olan Mayyun, Babülmendep’in en dar bölümünü iki deniz ulaşım hattına ayırıyor. Boğazın ortasındaki konumu, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na bağlayan rotayı fiilen denetim altına alma olanağı veriyor.

Husilerin adayı ele geçirmesi, Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümetinin uzun süredir uyardığı senaryoyu hayata geçiriyor. Yemen yönetimi daha önce defalarca, Arapça’da “Gözyaşları Kapısı” anlamına gelen boğazın kaybedilmesinin bölgesel güvenliği çökerteceğini duyurmuştu.

Küresel deniz ticareti için risk tablosu

Babülmendep ve Hürmüz boğazları, dünya ham petrol ve petrol ürünleri ticaretinin dörtte birinden fazlasının geçtiği iki kritik su yolu olarak kabul ediliyor. Kızıldeniz üzerinden yapılan konteyner taşımacılığı ise küresel konteyner trafiğinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

Su yolu Taşınan yük Pay
Babülmendep Boğazı Ham petrol ve petrol ürünleri Dörtte birinden fazlası
Hürmüz Boğazı Ham petrol ve petrol ürünleri Dörtte birinden fazlası
Kızıldeniz rotası Küresel konteyner trafiği Yaklaşık üçte biri

İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukasıyla birleştiğinde, dünya deniz ticaretinin yaklaşık üçte biri doğrudan risk altına giriyor. Analizler, kuzey yarımkürede kış aylarının yaklaşmasıyla bu baskının daha da derinleşebileceğini gösteriyor.

Bölgesel müdahale ihtimali neden sınırlı?

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Rashad al-Alimi, perşembe günü Mısır’ın Sana Büyükelçisi ile yaptığı görüşmede Arap ülkelerine ve uluslararası topluma kıyıların savunmasına yardımcı olma çağrısı yaptı. Ancak Suudi Arabistan’ın geçen ay Türkiye ve Pakistan’la Mekke’de imzaladığı karşılıklı savunma anlaşmasının kapsamı belirsiz.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sajjad Haider Khan, anlaşmanın “caydırıcılığa odaklanan savunma amaçlı bir ittifak” olduğunu ve şu an böyle bir konunun gündemde olmadığını söyledi. ABD’nin ise şubat ayından bu yana İran’la yürüttüğü savaş nedeniyle bölgeye yeni bir cephe açma konusunda isteksiz davrandığı bildiriliyor.

İran’ın rolü ve Husilerin geçmişi

Resmi adı Ensar Allah olan Husiler, 2014 sonlarında Sana’yı ele geçirip devlet başkanlığı sarayı ve önemli askeri tesislerin kontrolünü aldıktan sonra iktidara geldi. Husiler, Tahran yönetiminin “Direniş Ekseni” olarak adlandırdığı yapının parçası olarak Lübnan’daki Hizbullah, Gazze’deki Hamas ve Irak’taki çeşitli silahlı gruplarla aynı çatı altında değerlendiriliyor.

Temmuz ayında Husiler, İran’a ait bir uçağın Suudi hava sahası üzerinden Yemen’e inmesine izin vererek çatışmaların yeniden başlamasına yol açtı. Bunun üzerine Suudi Arabistan hava saldırılarına başladı; Husiler de Suudi petrol ticaretini hedef alan karşı hamlelerle petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkmasına katkıda bulundu.

İran’dan diplomatik hamlе, Tahran’dan ilk resmi açıklama

İran Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Kızıldeniz’deki saldırılarının başlamasından bu yana cuma günü ilk kez resmi açıklama yaptı. IRNA’da yayımlanan metinde, Yemen’in egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiği ve Suudi Arabistan’ın ablukaya son vererek görüşmeleri derhal yeniden başlatması istendi.

Aynı gün İran Devrim Muhafızları’nın onlarca danışmanı Husilere destek amacıyla Yemen’e gönderdiği öne sürüldü. Euronews bu iddiaları bağımsız olarak doğrulayamadı. AFP’nin derlediği verilere göre geçen haftanın çatışmalarında çoğunluğu savaşçı 500’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Husilerin yaz aylarında Tahran yönetimiyle boğazdan güvenli geçiş karşılığında ücret alınması konusunda görüşmeler yürüttüğü iddiaları gündemdeki yerini korurken, küresel ekonomiler üzerindeki baskının artabileceği değerlendirmeleri öne çıkıyor.

Sık Sorulan Sorular

Husiler Babülmendep Boğazı'nın kontrolünü nasıl ele geçirdi?

Hükümet güçlerinin Mayyun Adası’ndan çekilmesinin ardından Husi savaşçılarını taşıyan tekneler adaya ulaştı. Maymun Adası’nın tamamen denetim altına alınmasıyla birlikte boğazın kontrolü Husilere geçti.

Mayyun Adası neden stratejik öneme sahip?

Volkanik kayalık ada, Babülmendep Boğazı’nın en dar bölümünü iki deniz ulaşım hattına ayırıyor. Boğazın ortasındaki konumu, Kızıldeniz’den Hint Okyanusu’na geçen rotayı kontrol etme olanağı veriyor.

Babülmendep'in kapanması küresel ticareti nasıl etkiler?

Dünya ham petrol ve petrol ürünleri ticaretinin dörtte birinden fazlası Babülmendep ve Hürmüz boğazlarından geçiyor. Kızıldeniz üzerinden yapılan konteyner taşımacılığı ise küresel konteyner trafiğinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

Husilerin elinde tuttuğu başka bölgeler nereler?

Saldırılar öncesinde Yemen topraklarının yaklaşık üçte birini kontrol eden Husiler, cuma günü Dubab kasabası, Murad sahil köyü, Zukar Adası ve stratejik liman kenti el Muha’yı da denetim altına aldı.

İran bu süreçte nasıl bir rol üstleniyor?

İran, Husilerin başlıca destekçisi olarak kabul ediliyor. İran Devrim Muhafızları’nın onlarca danışmanı Yemen’e gönderdiği öne sürülürken Tahran cuma günü yaptığı ilk resmi açıklamada Suudi Arabistan’a ablukayı kaldırma çağrısı yaptı.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.