Anasayfa Gündemdeyiz Kemal Öztürk ifade verdi: ‘Katliam’ göndermesi soruşturması

Kemal Öztürk ifade verdi: ‘Katliam’ göndermesi soruşturması

Gazeteci Kemal Öztürk soruşturma kapsamında adliyede ifade verdi

Gazeteci Kemal Öztürk, NTV’deki yayında Arap Alevilere yönelik kullandığı ifadeler üzerine Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında bugün İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek ifade verdi. Öztürk, sosyal medya paylaşımıyla savunmasını kamuoyuyla paylaştı.

Öztürk, açıklamasında 30 yıllık gazetecilik hayatında şiddeti savunan bir cümlesinin bulunmadığını, söz konusu programda Suriye devletinin çatışma çağrısı yapanlara karşı sağduyulu davrandığını anlattığını söyledi. Katliam çağrısı yaptığı yönündeki iddiaları reddeden Öztürk, art niyetli kampanyalar nedeniyle iyi niyetli Alevi ve Nusayri kardeşlerinden özür dilediğini de belirtti.

Soruşturma nasıl başladı, iddialar neler?

Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı, NTV’deki programda Öztürk’ün Suriye’deki gelişmeleri değerlendirirken Arap Alevilere yönelik kullandığı ‘katliam’ göndermesini ayrımcılık kapsamında soruşturma konusu yapmıştı. Dosya, şüphelinin ikametgâhı dolayısıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi; Öztürk bugün bu savcılıkta ifadeye çağrıldı.

İddialara konu olan bölümde Öztürk, Suriye’de Esad döneminde yaşandığını söylediği olaylara atıfta bulunarak Sednaya Hapishanesi ile İdlib, Afrin ve Halep kırsalında dinlediği anlatıları aktarmıştı. Programda sarf edilen ifadeler, kamuoyunda tartışma yaratmış ve suç duyurusuna dönüşmüştü.

Öztürk savunmasında neleri vurguladı?

Öztürk, ifadesinde ve sosyal medya açıklamasında üç temel noktaya dikkat çekti:

  1. 30 yıllık gazetecilik kariyerinde kin veya nefrete teşvik eden tek bir cümlesinin bulunmadığını,
  2. Söz konusu konuşmada şiddet ve çatışma isteyenlere karşı Suriye devletinin aklı selim davrandığını anlattığını,
  3. Katliam çağrısı yaptığı yönündeki iddiaları kesin biçimde reddettiğini söyledi.

Açıklamada ayrıca, sözlerin bağlamından koparılarak çarpıtıldığı ve bunun Alevi ile Nusayri topluluklarında yanlış anlamaya, üzüntüye ve travmaların tetiklenmesine yol açtığı belirtildi. Bu kesimlerden özür dilendiği kaydedildi.

Asıl hedef ‘Terörsüz Türkiye’ süreci mi?

Öztürk, soruşturmanın kişisel değil siyasi bir operasyon olduğunu savundu. Açıklamada, asıl hedefin kendisi değil Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreçlerini yıpratmak olduğu ileri sürüldü.

Bugünden itibaren Güçlü Türkiye, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecini daha bir azimle ve istekle savunmak için çalışacağımın özellikle bilinmesini isterim.

Bu ifade, sürecin savunuculuğunu üstlenmiş kalemlerin hedefte olduğu yönündeki tartışmayı da beraberinde getirdi.

Dosyanın bundan sonraki seyri nasıl olabilir?

Savcılık, Öztürk’ün ifadesinin ardından şu adımlardan birini değerlendirebilir:

  • Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya ayrımcılık suçlarından takipsizlik kararı verilmesi,
  • Soruşturmanın genişletilerek yeni kişilerin ifadesine başvurulması,
  • İddianame düzenlenerek kamu davası açılması.

Dosyadaki kritik soru, programda sarf edilen sözlerin basın özgürlüğü sınırları içinde mi kaldığı, yoksa nefret söylemi veya ayrımcılık tanımını aşıp aşmadığı olacak.

Nusayri ve Arap Alevi topluluklarının hassasiyeti

Hatay’ın Samandağ ilçesi başta olmak üzere Suriye sınırındaki Nusayri toplulukları, Suriye iç savaşında Esad rejimiyle özdeşleştirilen bir kesim olarak algı operasyonlarına sıkça maruz kalıyor. Bu topluluklar, ‘toplu şiddet’ çağrışımı yapan ifadelerin hedefinde kalmasını özellikle hassas bir ayrımcılık örneği olarak görüyor.

Öztürk’ün özür açıklaması, bu kesimin travmalarının resmen tanınması talebiyle örtüşüyor; ancak soruşturmanın sonucu, medyada benzer ifadelerin sınırını da tartışmaya açacak.

Basın özgürlüğü ve nefret söylemi dengesi

Türk Ceza Kanunu’nda halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu, basın yoluyla işlenmesi halinde ağırlaştırıcı neden sayılıyor. Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında ‘rahatsız edici, yaralayıcı veya kışkırtıcı’ ifadelerin korunabileceğini, doğrudan şiddet çağrısıyla nefret söylemi arasındaki çizginin titizlikle çizilmesi gerektiğini vurguluyor.

Bu dosyada savcılığın, sözlerin bağlamı, yayıncının niyeti ve hedef kitlenin maruz bırakıldığı etkiyi birlikte değerlendirmesi bekleniyor.

Süreç nasıl ilerliyor?

Öztürk’ün avukatları, ifade sonrası adliye sürecinin birkaç hafta içinde netleşeceğini belirtti. Savcılık ek ifade talep edebileceği gibi, konuşmanın tamamının bilirkişi tarafından incelenmesini de isteyebilir.

Dosyanın seyrine göre Öztürk, Türkiye’de ve Avrupa’da etkinliklerini sürdürüyor; Terörsüz Türkiye sürecine verdiği destek ise açıklamalarında bir kez daha teyit edildi.

Sık Sorulan Sorular

Kemal Öztürk hakkında soruşturma neden başlatıldı?

Öztürk’ün NTV’deki yayında Suriye’deki gelişmeleri anlatırken Arap Alevilere yönelik kullandığı ‘katliam’ göndermesi, ayrımcılık iddiasıyla Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma açmasına yol açtı.

Kemal Öztürk bugün nerede ifade verdi?

Dosya, şüphelinin ikametgâhı dolayısıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi; Öztürk bugün bu savcılıkta ifadeye çağrıldı.

Öztürk ifadesinde hangi noktaları vurguladı?

Öztürk, 30 yıllık kariyerinde kin ve nefrete teşvik eden bir cümlesi bulunmadığını, Suriye devletinin çatışma isteyenlere karşı sağduyulu davrandığını anlattığını söyledi; katliam çağrısı iddialarını reddederek Alevi ve Nusayri kesimlerinden özür diledi.

Soruşturmanın bundan sonraki seyri ne olabilir?

Savcılık, ifadenin ardından takipsizlik kararı verebilir, soruşturmayı genişletebilir ya da iddianame düzenleyerek kamu davası açabilir. Dosyada basın özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki sınır tartışılacak.

Öztürk soruşturmayı nasıl yorumladı?

Öztürk, asıl hedefin kendisi değil Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreçlerini yıpratmak olduğunu savundu ve bu süreçleri savunmaya devam edeceğini söyledi.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.